?>

Yazar arşivi

CUMHURİYET’İN 100. YILI KUTLU OLSUN!

talentpoolturkiye

İŞİNİ SEVEREK YAPMAK EN BÜYÜK BAŞARI KAYNAĞI

Sevgili #DoğanCüceloğlu Hoca, #BaşarıyaGötürenAile kitabında kendi oğlu ile arasında geçen bir anektodu anlatır. Oğlu, bir liselerarası basketbol maçında kaçırdığı son şut ile takımının şampiyonluğu kaybetmesine sebep olur. Oğlunun hayal kırıklığını ve moral bozukluğunu tahmin edebilirsiniz.

Doğan Hoca, uzmanlığı sayesinde sorduğu kritik iki soru ve arkasından verdiği önemli bir tavsiye ile ile hem oğlunu teselli etmiş, hem de geleceğe dair motivasyon kaybını önlemiş olur. 

Soru şu : ” Oğlum, bu oyunu oynarken elinden gelenin en iyisini yapmaya gayret ettin mi? Ve elinden gelenin en iyisini yapmaya çalışırken coşkulu ve şevkli miydin?” 

Kitapta anlattığı ve yıllar önce, “şans” diye adlandırdığım bir sokak karşılaşmasında sınav döneminde olan kızıma da vermiş olduğu tavsiye ise şu:

” Her durumda senin denetimin altında olan iki temel faktör vardır; elinden gelenin en iyisini yapmak ve bunu coşkuyla yapmak. Eğer, elinden gelenin en iyisini coşkuyla yapmaya devam edersen, eninde sonunda başarılı olursun.”

İşte bu anlatımın güzel bir örneği, hiç ummadığım bir yerde, sokakta, bir metro istasyonunun girişinde bulunan simit tezgahında karşıma çıktı. Zaten bazen aradığımız şeyi hiç ummadığımız yerde bulmaz mıyız? Uzunçayır metrobüs durağından, Ünalan metro istasyonuna geçişte yer alan simit tezgahını işleten ve işlerini gerçekten severek, şevkle ve istekle yapan bu gençler, son dönemde “iş motivasyonu” ve “başarı” konusunda karşıma çıkan en güzel örneklerden biri oldu.

Öncelikle, hepimizin kavrulduğu bu yaz sıcaklarına rağmen sabahın erken saatlerinden akşama kadar bir dakika arı gibi çalışıyorlar. Tezgahları her zaman taze simitler, çeşit çeşit açma, poğaça, sandviçler ile dopdolu oluyor. Buraya kadar normal sayılır. 

Şimdi fark yaratan şevk kısmını anlatayım. Müşterilerini, müthiş güler yüzle, içten bir “Günaydın” ile karşılıyorlar. Mutlaka hal hatır soruyorlar. Simit, açma, poğaça alana “Çay da alır mısınız?” diye sormayı ihmal etmiyorlar. Paket alıp gideni, “iyi çalışmalar, hayırlı işler” temennisi ile uğurluyorlar. Özellikle, hafta başında Pazartesi sendromunu atlatmak için ilaç gibi geliyorlar. Son derece hızlı ve pratik olmalarına rağmen, tezgahın önünde ufak kuyrukları her daim gözlemleyebilirsiniz.

Genel alışkanlığımız, motivasyon konularını, kurumsal hayattan, kariyer basamaklarını hızla tırmananlardan, üst düzey yöneticilerden, sosyal medya yüzü olmuş konuşmacılardan ve büyük başarılar elde etmiş sporculardan örnekler ile dinlemek ve okumak üzerinedir. Belki bu yazdıklarım, bazılarınıza sıradan ve basit bir örnek olarak görünebilir. Ancak, unutmayalım ki;

* Her kim işini severek ve isteyerek yaparsa, motivasyon ve başarı peşinden gelir.

* Başarı illa ki “büyük sonuçlar” demek değildir. Yaptığınız iş her ne olursa olsun, o işi daha iyi yaparak, bir üst seviyeye taşımanız önemli bir “başarı”‘dır.

* Başarı örnekleri hayatın her yerinde, her anında karşımıza çıkabilir. Kim bilir, belki bugünün ilham verecek örneği sizsinizdir.

talentpoolturkiye

MASTERCHEF’TEN ÇIKARDIĞIM DERSLER-1

#Masterchef2022 bu hafta muhteşem bir final ile sezonu kapattı. Çok yetenekli ve başarılı 2 finalist #MetinYavuz ve #KıvançKaradeniz ‘in mücadelesini nefesleri tutarak izledik. Son yemeğe kadar ikisinin de verdiği başabaş mücadele, azim ve sabır ile, adeta bir sanatçı gibi ortaya çıkardıkları #imzatabakları ile ekrana kilitlendik.

Ancak bana göre, #Masterchef, bir “mutfak sanatları” yarışmasından çok daha fazlası; iş hayatı, kariyer, ekip, organizasyon yönetimi konusunda pek çok açıdan örnek unsurlar barındıran bir eğitim programı; çok etkili bir “vaka çalışması” kaynağı. Ben de, bu vesile ile dikkatimi çeken başlıkları bir yazıda toplamak, sizlerin de katılımı ile güzel bir kaynak paylaşım oluşturmak istedim.

Bugün, öncelikle, #DaniloŞef#MehmetŞef ve #SomerŞef‘in örnek alınması gereken özelliklerini yazarak başlamak istiyorum. Sizler de, aklınızda iz bırakan etkili özellikleri, yorumlara eklemeyi unutmayın. 🙂

İlk olarak, şeflerin engin mutfak bilgilerini ifade edecek kelime bulamıyorum. Topluma böyle güzel ve başarılı örnek teşkil ettikleri için saygılarımı iletiyorum. Dünyanın her yöresinden mutfak kültürüne, envai çeşit yemek tarifine, pişirme tekniklerine, ürün ve lezzet bilgisine hakimiyetleri ile uluslararası alanda sürdürülebilir mesleki başarı için çok sağlam bilgi ve tecrübeye sahip olmanın, sürekli gelişimin önemini;

#TürkMutfağı‘nın tarihçesi, tüm #yöreselyemekler, pişirme teknikleri, aşamaları, #esnaflokantası yemekleri #çaysaati ikramları, #etyemekleri#denizmahsulleri #hamurişleri #sütlütatlılara ve daha nice lezzetler konusunda uzmanlıkları, kendi yorumları ile tüm dünyaya yaymaları, öncelikle kendi değerlerimizin farkına varıp, kıymetini bilmeyi ve bu değerleri parlatarak güçlenmenin önemini;

Şeflerin, yarışmacı performanslarını takip etmek, motive etmek, yemeklerini eleştirmek, geliştirmek konusunda özgün üslupları, her yarışmacı ile birebir iletişim kurmaları, her yarışmacı hakkında özel bir vurgu yapmaları, etkili yöneticilerin sahip olması gereken, güvenilir, saygılı, mesafeli, pozitif, motive eden iletişim ve yönetim tekniklerinin önemini; ekip çalışanlarının bilgi ve becerilerine tek tek hakim olmak ve her ekip üyesini ayrı ayrı değerlendirerek ve yeteneklerini bir bir vurgulayarak yönlendirmek gerektiğini;

Detaya girecek olursak, Somer Şef’in yarışmacıları çok iyi gözlemleyerek ve genel hatalarını tespit ederek, istatistikler ile birlikte destekleyerek uyarması, gelişim alanlarını vurgulaması, başarılı yöneticilerin, ekip çalışanlarını analitik ve tarafsız olarak analiz ederek, geliştirmesinin önemini;

Mehmet Şef’in, tatlı sert üslubu ile her işin doğrusunun nasıl yapılacağını ana hatları ve bilinmesi gereken ince detayları ile anlatması, adeta bir öğretmen gibi, bazen de bir ebeveyn edasıyla yarışmacıları bilgilendirmesi, etkili liderlerin aynı zamanda bilge birer eğitmen olduklarını;

Danilo Şef’in, her yemek tadımından sonra “teşekkür etmeyi” asla ihmal etmeyişi, güler yüzü, kibar ve sempatik üslubu ile yaptığı en olumsuz eleştiriyi bile “pozitif geri bildirim” olarak aktarması, aksanlı bile olsa Türkçe’yi çok başarılı kullanması ile, etkili iletişim için, üslubun, kullanılan kelimelerin, mimik ve vücut dilinin önemini, karşımızdakini kırmadan, üzmeden nasıl doğru iletişim kurabileceğimizi;

öğrendik.

talentpoolturkiye

HER ZAMAN BİZİMLESİN!

“Ey ölümsüz Atam! Birinci vazifem, Türk bağımsızlığını, Türk cumhuriyetini, sonsuza kadar korumak ve savunmaktır.

Varlığımın ve geleceğimin yegâne temeli budur. Bu temel, benim en kıymetli hazinemdir. Gelecekte beni, bu hazineden, mahrum etmek isteyecek, içeride ve dışarıda kötülüğümü isteyecekler olacaktır. Bir gün, bağımsızlık ve cumhuriyeti korumak mecburiyetine düşersem, göreve atılmak için, içinde bulunacağım durumun imkân ve şartlarını düşünmeyeceğim! Bu imkân ve şartlar müsait olmayan bir durumda karşıma çıkabilir. Bağımsızlık ve cumhuriyetime kastedecek düşmanlar, bütün dünyada emsali görülmemiş bir galibiyetin temsilcisi olabilirler. Zorla ve hile ile aziz vatının, bütün kaleleri zapt edilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi fiilen işgal edilmiş olabilir. Bütün bu şartlardan daha elem verici ve daha kötü olmak üzere, memleketin içerisinde, iktidara sahip olanlar ihmal, sapma ve hainlik içinde bulunabilirler. Hatta bu iktidar sahipleri kendi menfaatlerini, ülkeyi ele geçirmiş olan düşmanların siyasî emelleriyle birleştirebilirler. Millet, fakirlik ve sıkıntılar içinde harap ve bitkin düşmüş olabilir.

Ey Türk’ün ölümsüz Atası! İşte bu haller ve şartlar içinde dahi, vazifem; Türk bağımsızlık ve cumhuriyetini kurtarmaktır! Muhtaç olduğum kudret, damarlarımdaki asil kanda mevcuttur!”

talentpoolturkiye

30 AĞUSTOS ZAFERİ’MİZİN 100. YILI KUTLU OLSUN!

Tarihi zaferi anlatan 2 harika video izledim. Birini @CanOsmanAksoy hazırlamış ve sunmuş, diğeri ise @Argonomi tarafından hazırlanmış. Linkleri yazının sonuna ekledim. Ellerine sağlık. Başta mevcut hükümet yöneticileri, bakanlar, yandaşlar, bazı ittifaklara mensup milletvekilleri, bunları destekleyen halk kitleleri olmak üzere 7’den 77’ye herkes tekrar tekrar izlemeli. Bu vatanın ne zor şartlarda, ne büyük özveriler ile kurtarıldığını asla akıllarından çıkartmamalı.

Başkomutanlık Meydan Muharebesi’ne giden süreç, o kadar detaylı anlatılmış ki, Atamız #MustafaKemalAtatürk‘ün dehasına, başta #İsmetİnönü ve #MareşalFevziÇakmak olmak üzere silah arkadaşlarının mertliğine ve üstün askerlik bilgisine, canı pahasına savaşmış #TürkOrdusu‘nun kahramanlığına bir kez değil, bin kez daha saygı ve minnet duydum.

Bir yandan da, ülkemizin bugünkü hallere düşmesine sebep olan, yakın tarihimiz içinde gelmiş, geçmiş tüm yöneticilere karşı hissettiğim duygu ve düşüncelerim de katlanarak çoğaldı. Hele hele, böyle müthiş bir savaşın kahramanı, strateji ustası, vatansever devlet adamı ve bazı komutanlar için geçmişte kullanılmış olan sıfatlar adeta beynimde zonklar hale geldi.

Anladım ki; verilen mücedeleyi, Osmanlı İmparatorluğu’nun çöküş döneminde sarayın saltanatı ile halkın sefaleti arasındaki tezatı, Kurtuluş Savaşı’nın ne zorluklardan geçerek kazanıldığını ve Türkiye Cumhuriyeti’nin ne özveriler ile kurulduğunun içselleştirilmesini yeteri kadar sağlayamıyoruz. Bunu gerçekten sağlamak için bu dönemi simüle ederek yaşatan organizasyonlara ihtiyaç var. Bunun için 2 fikrim var :

  • #Bilgisayaroyunu firmaları “Kurtuluş Savaşı Oyunu” yaratarak, savaşın her evresini gerçek öğelerden yola çıkarak oyunlaştırabilir. İşgal bölgelerinde yaşananlar, sarayın düşman ile yaptığı işbirliği de oyuna bölüm olarak eklenebilir.
  • ABB Başkanı Sayın @MansurYavaş, #Ankapark denen #ucubeyi, Kurtuluş Savaşı’nı yaşatan bir platoya çevirebilir. Adı “Anadolu Park” olarak değiştirilerek, her bölgesinde düşman askerlerinin işgal sırasında yaptığı eziyetler, ordunun ve halkın kurtuluş mücadelesi bilfiil yaşatılarak anlatılır.

Bence, Türkiye Cumhuriyeti’nin 100. yılında yapılacak bir seçime doğru giderken yapılacak en büyük yatırım, tarihte yaşananları ve Cumhuriyet’e sahip çıkılmadığı takdirde yaşanacakları, halka basit ve anlaşılır bir şekilde hissettirmek olacaktır. Aksi halde, maalesef tarih tekerrür edecektir.

Selam ve saygılarımla,

talentpoolturkiye

İş Hayatında Markalaşma

İş Hayatı’nda Nasıl Marka Olunur?

Etkili Özgeçmiş başlığında ne demiştik? ‘En değerli ürününüz’ olan kendinizi, doğru ve daha etkili bir şekilde ‘pazarlamanızı’ ve kendinizi alanında aranan, istenen, tercih edilen, uğruna bedel ödenebilen, bir  “marka” haline getirmenize destek oluyoruz. Peki markalaşmak için neler yapmalı?

Günümüzün güçlü, hatta dev markalarına bir bakalım, ortak özellikleri neler ?

  • Fark yaratan güçlü bir ürün ve/veya hizmet sunuyorlar,
  • Ürün ve hizmet çeşitlerini sürekli yeniliyor veya geliştiriyorlar,
  • Ürün ve hizmetlerini etkileyici şekilde sunuyorlar,
  • Dürüstler… Ne vaad ederlerse, gerçekleştiriyorlar,
  • Hedef kitlelerini iyi tanıyıp, iyi analiz ediyorlar,
  • Beklentileri karşılayıp, hatta beklentilerin ötesine geçiyorlar,
  • Rakiplerden bir parça daha fazla çalışıyorlar,
  • Çeşitli “Başarı Hikaye”leri ile kendi tarihçelerini yaratıyorlar,
  • Sürekli gelişim odaklılar. Çalışanlarının, teknolojilerinin, hatta tüketicilerinin bile sürekli gelişimi için çaba gösteriyorlar.

Şimdi gelelim sana :

  • Senin fark yaratan, güçlü, başarılı yönlerin neler?
  • SEN, bilgi ve becerilerini geliştiriyor musun?
  • Yaptığın çalışmalar, görevlerin kalitesine dikkat ediyor musun?
  • Görev ve sorumluluklarını, söz verdiğin şekilde zamanında yerine getiriyor musun?
  • Çalıştığın bölümün veya kurumun senden beklentilerini biliyor musun?
  • Görevini, işini sadece istenen çerçevede mi yerine getiriyorsun? Yoksa kendinden katkı sağlıyor musun?
  • Yaptığın işi “fark yaratacak” şekilde özgün ve özel şekilde yapmaya çalışıyor musun?
  • Kendini geliştirmeye çalışıyor musun? Yeni eğitim, bilgi ve tecrübeler ile bilgi ve becerilerini arttırmaya çalışıyor musun?

Değerlerini işine katarak, güçlü yönlerini geliştirerek, bilgi ve tecrübe birikimlerini arttırarak, kişisel veya profesyonel yetkinliklerini ön plana çıkartarak, yeteneklerinizi vurgulayarak ve fark yaratarak, İş Hayatı’nda markalaşarak “iz bırakmanız” mümkün olabilir.

talentpoolturkiye