• 05332711732
  • info@talentpoolturkiye.com

Yazar arşivi

YENİ BİR YILA BAŞLARKEN

Bu Yıl Değişmeyelim

Bu bir “Yeni Yıl” yazısı.  Geç kaldın diyeceksiniz ama bence tam da zamanı. Yılbaşından önce gelen yazılar okundu, beğenildi ama geçen yılda kaldı. Tekrar okunmak için posta kutusunda saklansa bile ta gerilere düştü. Yılbaşından hemen sonra gelen yazılar ise “Yılbaşı Gecesi” sonrasının karmaşıklığına karıştı. İşte bugün tam zamanı, hem yeni yazılar için, hem de “Yeni Yıl” da yapmak istediklerinize karar verip başlamak için.

Hemen hemen bütün yeni yıl yazıları “değişim” den bahseder. Yeni yıl ile birlikte yeni bir başlangıç yapmaktan, her bakımdan yepyeni bir ‘SİZ ‘yaratmanın adımları ince ince tarif edilir. Zayıflama yöntemleri, yaşlanmayı önlemek, daha güzel ve daha yakışıklı görünmek, imajı yenilemek veya sağlamlaştırmak, vb. Liste uzayıp gider. Tüm anlatılanlar bize çok zevkli, çok heyecanlı gelir; hemen işe başlamak isteriz. Ama çoğu zaman ya başlamak için sürekli ”yarın”ı bekleriz ya da başlayıp kısa sürede pes ederiz. Çünkü “değişim” zordur, bünyenin kabullenmesi zaman alır…

Peki, neden bize hep değişmekten bahsediyorlar? Kendimizi hiç mi beğenmiyoruz? O kadar kötü isek, kendimizle birlikte bu kadar yıl nasıl birlikte yaşıyoruz? Ya da kendimizden o kadar çok mu sıkıldık ki değişmek zorundayız? Bütün bu değişme ve yenilenme çabaları hepimizin üzerinde stres yaratmıyor mu? Herkes benzer bir görüntü, davranış, alışkanlık peşinde koşmuyor mu? Sizin zaten olumlu ve güzel taraflarınız yok mu? Evet, belki biraz şişman olabilirsiniz ama belki de çok esprili ve çok neşeli bir insansınız. Özgürce, hesapsız yemek yiyebilmenin (tabii sağlığı elden bırakmadan) de keyfi başka olur. Belki biraz somurtkan ve içe kapanıksınız ama aynı zamanda çalışkan ve programlı birisiniz. Belki biraz fazla duygusal ve hassas bir yapınız var ama aynı zamanda çok iyi bir şairsiniz. Belki son modayı en yakından takip etmiyorsunuz ama tüketim yerine güzel bir birikim yapıyorsunuz.

Değişmeyin, bu sene önceliğinizi kendi güzelliklerinizi ve güzel özelliklerinizi keşfetmeye ayırın. Kendi kalbinize, beyninize, aklınıza, mantığınıza, duygularınıza, çocukluğunuza ve gençliğinize uzun bir yolculuk yaparak, sizi siz yapan, bugüne kadar taşıyan ve geçmişteki birçok başarınıza kaynak olan özelliklerinizi, güzel yönlerinizi ve davranışlarınızı keşfedin. Sizi mutlu eden yapmaktan hoşlandığınız (kötü ve sağlıksız alışkanlıkları ayıklayabilirsiniz) keyif aldığınız, motive olduğunuz alışkanlıkları veya aktivitelerinizi hatırlayın. Geçmişte yaşadığınız mutlu, başarılı, keyifli anları, güzel olayları hatırlayın. Ve bütün bu güzel yaşanmışlıklara zemin hazırlayan gücü, iç kaynağı, isteği, hırsı, duyguyu, davranışı, alışkanlığı ve o güzel anlardaki hislerinizi anımsayın.

Zaman zaman albümünüze bakıp geçmiş günlerdeki sizi hatırlayın. Ne kadar genç, güzel, yakışıklı, havalı olduğunuza değil; arkadaşlıklarınıza, arkadaşlarınızla paylaştıklarınıza, gezip gördüğünüz yerlere ve önemli günlerinize doğru zamanda bir yolculuk yapın. Ve o anlardaki duygularınızı, coşkularınızı, mutluluğunuzu, heyecanınızı ve geleceğe dair istek ve hedeflerinizi hatırlayın. Lütfen ”Ahh, nerede o eski günler!” demeyin. Aksine, öyle güzel anları ve günleri yaşayabilmiş olduğunuz için mutlu olun.

Geçmişte yapmaktan çok hoşlandığınız bir şeyleri arada sırada yeniden yapın. Ama, 3-5 yıl önceki geçmiş değil, 10-15-20 yıl önceki geçmiş. Sizi o ilk gençliğinize taşıyacak, gençlik enerjinizi tekrar hissetmenizi sağlayacak bir şeyler. O yıllardaki kadar geleceğe umutla, istekle, heyecanla, azimle, korkusuzca bakmanızı sağlayacak bir şeyler yapın. Belki eski arkadaşlarınızla buluşup eski güzel günlerden bahsetmek, eskisi gibi eve saat, vakit hesabı yapmadan dönmek, mahalle veya apartman arkadaşları ile eski mahallede buluşmak, diskoda (artık club) dans etmek ve aklınıza gelebilecek daha pek çok şey. Nasıl, düşüncesi bile kendinizi daha iyi hissetmenizi sağladı mı? Yüzünüzü sıcak bir gülümseme, içinizi güzel bir heyecan ve güven duygusu kapladı mı? Kendinizi o günlerdeki gibi geleceğe dair umutla dolu hissettiniz mi? Kendinizi daha çok sevmeye başlayıp daha mutlu hissediyor musunuz? Geleceğe dair enerjinizin depolandığını fark ediyor musunuz?

İşte başlangıç noktanız burası. Bu andan itibaren, size empoze edilen değil, kendi yapmak istediğiniz pek çok şeyi hayata geçirebilirsiniz.

Mutlu ve güzel bir yıl dilerim.

Julide Çelikkol Suner

P.S Yazımızın başka siteler tarafından alıntılanarak daha çok kişiye ulaşması bizi mutlu ediyor.

talentpoolturkiye

ÜNİVERSİTE TERCİHİ YAPMADAN ÖNCE – NE EKERSEN, ONU BİÇERSİN :

LYS sonuçları açıklandı, tercih dönemi başladı. Üniversitelerin tanıtım günleri, Tercih Fuarları öğrencileri yönlendirmek için başladı bile… Belki SEN de, tek tek bu tanıtım organizasyonlarına katılarak en doğru tercihi yapmaya çalışacaksın. Ancak, hangi üniversite veya bölümü tercih edersen et, şunu unutma : “ Ne ekersen, onu biçersin.”

Yani, istersen Türkiye’nin en iyi üniversitesinde, en yüksek puanlı bölümde oku, eğer  üniversite eğitiminin sana kazandıracaklarını bilmiyorsan ve SEN bu konuda yapman gerekenleri yapmıyorsan, yıllar boşa geçmiş sayılır. 

Yeditepe Üniversitesi, Fen ve Edebiyat Fakültesi’nden 2.’lik derecesi ile bu sene mezun olan Yasemin Nikola Sakay’ın diploma töreninde yaptığı harika konuşmanın bir bölümü, bir üniversitenin neler  katacağını çok güzel anlatıyor. Tabii, eğer SEN istersen…

Peki Yeditepe size neler katar bu 4 sene boyunca ?

  • İnisiyatif almayı öğrenirsiniz, geleceğinizin sizin elinizde olduğunu bilirsiniz.
  • Öğrenci klüplerinin hafife alınmaması gerektiğini öğrenirsiniz. Eğer bir fikriniz, düzenlemek istediğiniz bir etkinlik varsa, okulun size destek çıkacağını bilirsiniz. Her zaman işler yolunda gitmez ama, böylece, sıkı pazarlık yapmayı ve müzakerelerde bulunmayı da öğrenirsiniz.
  • Hazıra konmak gibi bir şeyin olmadığını öğrenirsiniz. Dişinizle, tırnağınızla kazıyıp, hak ettiğinizi alırsınız. Bu da sizi, asıl büyük sınava, yani hayata hazırlar.
  • Sessiz kalmamayı öğrenirsiniz. Bir haksızlık olduğunda, sesinizi çıkartmayı öğrenirsiniz. Çok sessiz kalırsanız, kanaat notunuz düşük gelir hem.
  • Yaratıcı ve rekabetçi olmayı öğrenirsiniz. Gittikçe kalabalıklaşan bir sınıfta öne çıkmak adına farklı olmanız gerektiğini bilirsiniz.
  • Hocalarınızın değerini bilmeyi öğrenirsiniz. Sizi sektörle erkenden buluşturan, sadece akademik anlamda değil, manevi anlamda da destek veren, daha iyi olmanız için sizi zorlayan hocalarınıza şükretmeyi öğrenirsiniz.

Yasemin Nikola ile karşılıklı yaptığımız sohbet sırasında, kendisinin üniversite ve bölüm tercihi konusundaki tavsiyelerini sorduk. Aldığımız yanıtlar son derece bilinçli ve önemli idi.

  • Sırf üniversite okumak için rastgele bir seçim yapmasınlar
  • Kendi iç seslerini dinlesinler, çevre baskısına boyun eğmesinler
  • Daha çok iş kapısı açabilecek bir bölüm tercih etsinler
  • Tercih yapmadan önce, seçmek istedikleri üniversite ve bölümün ders programını incelesinler. Bölüm hocalarını, hatta hocaların çıkartmış oldukları yayınları incelesinler
  • Ne yapmak istediklerini bilmeseler bile, ne yapmak istemediklerini bilsinler
  • Sonradan pişman olmamak için, ilk baştan zorlanmayı göze alsınlar

Tercih aşamasında olan tüm gençlerimize, başarılı bir üniversite hayatı, başarılı bir gelecek diliyoruz.

talentpoolturkiye